İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı'ndaki Garibaldi binası, Leonardo De Mango ve Zonaro gibi oryantalist ressamların eserlerini ağırlamaya hazırlanıyor. TÜRSAB'ın himayesinde müzeye dönüşecek binanın 2013 yılı içinde hizmete girmesi planlanıyor. 2013, aynı zamanda binanın sahibi İtalyan İşçi Yardımlaşma Derneği'nin 150. kuruluş yılı.
Adını İtalyan Birliği'nin kurucusu Giuseppe Garibaldi'den alan Garibaldi binası, 1863'te İstanbul'da kurulan İtalyan İşçi Yardımlaşma Derneği'ne ait. Derneğin, "Cemiyetimizin bir mekânı bile yok, ayıp oluyor..." diyerek bir sene içinde yaptırdığı bina -Kasım 1884'ten Kasım 1885'e kadar- en son 1910'da elden geçmiş. Elden geçiren, Emek Sineması binasını da inşa eden ünlü mimar Vallury. 1900'lü yılların ilk yarısında çok sayıda konser, tiyatro ve opera ağırlayan bina, 1960'larda İstanbul'daki İtalyanların azalmasıyla sessizleşmiş. Kültür sanat etkinlikleri, butik otel ya da banka şubesi gibi taleplerle binayı kiralamak isteyen çok sayıda kurum olsa da derneğin isteği Garibaldi'nin isminin yaşaması ve kamu yararı gözetilmesi olduğu için bir türlü anlaşmaya varılamamış. Ta ki İtalyan Başkonsolosu araya girene ve derneğin 47 üyesi binayı oybirliğiyle TÜRSAB'a (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) 10+10 yıllığına kiralayana kadar... Oybirliğinin sebebi, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'un kamu yararı ve halka açık müze sözü.
Binanın restorasyon sürecinin haziran itibarıyla başlaması ve bir yıl içinde bitmesi planlanıyor. Niyet; müzenin, derneğin kuruluşunun 150. yılı olan 2013'e yetişmesi. İsmi şimdilik Casa Garibaldi (Garibaldi Evi) olarak belirlenen projenin koordinatörü Sedat Bornovalı, "Şu anda Anıtlar Kurulu'ndan onay alma sürecindeyiz. Amacımız hızlıca kotarmak değil, binanın ve Deva Çıkmazı'nın en uygun şekilde değerlenmesi ve yaşaması." diyor ve ekliyor: "Binanın ait olduğu 19. yüzyılın havasını taşıması ve o dönemin ilişkilerini, sosyal yaşamını yansıtması bizim için çok önemli. Çok sayıda özel koleksiyonerin teklifiyle karşı karşıyayız ve bu durumdan son derece memnunuz. Tercihimiz, oryantalist eserlerden yana. Bilhassa İtalyan oryantalistler... Derneğin eski üyelerinden Leonardo De Mango'nun eserlerini elbette sergileyeceğiz. Zonaro'nunkileri de... Türkiye'nin hiç tanımadığı belli akımları ve sanatçıları ağırlamak da istiyoruz. Çağdaş İtalyan sanatçıların eserlerine de yer verebiliriz ama niyetimiz her zaman Türk-İtalyan ilişkilerine vurgu yapmak olacak. Türk-İtalyan ortaklığını ve dostluğunu temsil edecek sergiler bizim için çok önemli. Bir de yayınlar... Her serginin bir de kataloğunu yapacağız ki geleceğe de kalsın."
***
Dört asırlık İtalyan dergileri
Üç katlı binanın son katı, Giuseppe Garibaldi'nin kütüphanesi, mektupları, resmî yazışmaları ve belgelerinden oluşan sürekli bir koleksiyona ev sahipliği yapacak. 2000 civarında kitap bulunan kütüphanenin değerli parçaları arasında 1600, 1700 ve 1800'lerden kalma İtalyan dergileri ve kitapları yer alıyor.
Jülide Karahan
Zaman kültür 26 Nisan 2012
26 Nisan 2012 Perşembe
Belgesel günleri '5 Kırık Kamera' ile başlıyor
Amatör ve profesyonel belgeselcileri desteklemek, çeşitli ülkelerde çekilen nitelikli belgeselleri seyirciyle buluşturmak ve yerli-yabancı belgeselcileri birbiriyle kaynaştırmak amacıyla bu yıl 4. kez düzenlenen TRT Belgesel Ödülleri; 7 Mayıs akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşecek törenle sahiplerine verilecek. Gecede, yılın Onur Ödülü sahibi Aziz Albek'e de ödülü takdim edilecek. TRT Belgesel'de canlı yayınlanacak gecede yarışacak yapımlar, 41 ülkeden başvuran 340 belgesel arasından seçildi.
Programın detayları, dün Baltalimanı'nda gerçekleşen basın toplantısında TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. Zeynel Koç tarafından açıklandı. Kamu hizmeti yayıncılığının önemine değinen Şahin; katılan ülkelerin çeşitliliği ile amatör kategoriye önem verdiklerini söyledi ve ekledi: "Amatör kategori bizim için çok önemli. Bu sebeple üniversitelerle ortak çalışmalar yürütüyoruz. Bir diğer önemli konu da vefa. Türkiye'nin ilk belgeselleri 50'li yıllarda Sabahattin Eyüboğlu ve öğrencisi Aziz Albek tarafından çekildi. Türkiye'de belgesel sinemanın ilk dönemlerini ve Albek'i konu alan bir belgesel üzerinde çalışıyoruz."
Finalist filmlerin gösterimleri 3-7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşecek TRT Belgesel Günleri'nde yapılacak. Etkinliğin açılış filmi Filistin-İsrail yapımı '5 Kırık Kamera'. Filmin Filistinli yönetmeni Emad Burnat'ın da katılımıyla gerçekleşecek olan gösterim, 3 Mayıs Perşembe akşamı Harbiye'deki tarihi TRT İstanbul Radyosu binasında yapılacak. Radyo Binası'nın yanı sıra Notre Dame de Sion Fransız Lisesi salonlarında halka açık ve ücretsiz olarak tertiplenecek gösterimlere bir de panel eşlik edecek. Radyo Binası'nda 6 Mayıs Pazar günü saat 14.00'te başlayacak panelin başlığı, "Belgesel sinema, yakın tarihi yeniden mi üretiyor? Ya da bir tarih üreticisi olarak belgesel sinema nedir?". Geçtiğimiz yıllardaki yarışmalarda ödül alan belgeseller 3-4 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Modern'de Aziz Albek'in 'Çini' filminin 7 Mayıs'ta Pera Müzesi'nde gösterileceği etkinlikteki filmlerin bazıları ilerleyen günlerde TRT Belgesel'de yayınlanacak.
Jülide Karahan Zaman TV
23 Nisan 2012 Pazartesi
Türk çizerler dünyayla işbirliğinde
İstanbul Fransız Kültür Merkezi, mayıs ayında Fransa ve Belçika çizgi romanında Türk insanını araştıran bir sergiye ev sahipliği yapacak. Sergi, Türk çizerlerin dünya çizgi roman piyasasıyla girdiği yakın ilişkilerin devamı niteliğinde.
Türkiye çizgi roman piyasasında hatırı sayılır bir hareketlenme yaşanıyor. Bunda Fransız Kültür Merkezi'nin desteğiyle açılan sergilerin, Türk çizerlerin Uluslararası Angoulême Çizgi Roman Festivali'yle yakın ilişki kurmasının ve Murat Mıhçıoğlu önderliğindeki Studio Rodeo'nun uluslararası çalışmalarının payı var.
Murat Mıhçıoğlu tarafından kurulan Studio Rodeo, geçtiğimiz yıl Totem isimli bir çizgi roman yıllığı çıkarmış ve dünyanın en büyük çizgi roman etkinliği sayılan Uluslararası Angoulême Çizgi Roman Festivali'ne katılmıştı. Dünya çizgi romancılarının Türkiye'yi sadece 'telif satılan bir yer' gibi algılamasından rahatsızlık duyan Mıhçıoğlu, farklı ülkelerden sekiz usta çizeri İstanbul'da ağırlayarak onların İstanbul için ürettiği eserleri Çiztanbul isimli yıllıkta topladı. Nisan itibarıyla satışa çıkan yıllık, uluslararası arenada Comicstanbul ismiyle satışa çıkacak. Yıllık, İstanbul'u merkeze alan uzun soluklu bir çizgi roman projesinin ilk ayağı. Bu ilk ayakta, ustalıklarıyla nam salmış kıdemli isimler yer alıyor: 'Mister No' ve 'Tex' ile tanınan İtalyan Roberto Diso, Belçikalı Dany Henrotin, Amerikalı Charles Vess, Makedonyalı Aleksandar Sotirovski, İspanyol Alberto Jimenez Albuquerque, Sırp Aleksandar Zograf, Bosnalı Esmir Prlja ve Enis Cisic.
Önümüzdeki ay ise İstanbul Fransız Kültür Merkezi, 2. Uluslararası İstanbul Çizgi Roman Festivali İstanbulles kapsamında Fransa ve Belçika çizgi romanında Türk imgesini araştıran bir sergiye ev sahipliği yapacak. 'Fransız-Belçikalı ve Türk Çizgi Romanlarına Çapraz Bakış' isimli sergi, İstanbul ya da daha genel olarak Türkiye ve Türkleri resimleyen Fransızca çizgi romanlardan alınmış kırk kadar çizime yer verecek. 24 Mayıs'ta açılacak sergide gösterilecek çizimler, Fransa ve Belçika çizgi romanının Türkiye'ye bakışının zaman içindeki gelişimine de ışık tutacak. Ziyaretçiler, sergide, Türk çizgi romanının desenleri aracılığıyla frankofon dünyasına bakışı da yakından görebilecek. Ağustos sonuna dek açık kalacak sergi kapsamında 25-27 Mayıs tarihleri arasında bir de kitap köşesi kurulacak. Köşeye davet edilen yazarlar arasında Rachid Alik, Yılmaz Aslantürk, Gwen de Bonneval, Paul Gravett, Jean-David Morvan, Micol, Fabrice Parme, Sergio Salma ve Herr Seele yer alıyor.
Jülide Karahan
Zaman Kültür 23.04.2012
..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)