10 Ağustos 2011 Çarşamba

El Sistema, Türkiye'deki müzisyenleri harekete geçirdi

Bir dizi etkinlik ve iki özel konser için İstanbul'a gelen El Sistema'nın kurucusu José Antonio Abreu, aynı modelin Türkiye'de nasıl uygulanabileceğinin tartışıldığı bir söyleşiye katıldı. Konuşmasının sonunda kültür bakanıyla görüşmek istediğini söyleyen Abreu, Türkiye'deki müzisyenleri de iyi niyet anlaşması yayınlamak konusunda ikna etti. Hatta dün akşam ilk toplantı gerçekleşti.


İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), şef Gustavo Dudamel yönetimindeki Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası'nı dört günlük etkinlikler serisiyle İstanbul'da ağırladı. Geçtiğimiz hafta sonu Galata Meydanı'nda başlayan etkinliklerin en mühimi, önceki gün The Marmara Taksim'de gerçekleşen söyleşiydi. El Sistema'nın kurucusu Jose Antonio Abreu'nun katıldığı söyleşinin diğer konukları, Edirnekapı Barış İçin Müzik Projesi temsilcilerinden akademisyen Yeliz Yalın Baki, keman virtüözü Cihat Aşkın ve piyano virtüözü Süher Pekinel'di. Moderatörlüğünü İstanbul Müzik Festivali Danışma Kurulu üyesi Feyzi Erçin'in yaptığı söyleşiden çıkan sonuç: El Sistema Türkiye'de bire bir kopyalanacak değil. Çünkü her ülkenin kendine göre dinamikleri var. Ama Venezuela ve Abreu ellerinden geleni yapmaya, hatta her türlü işbirliğine hazır.

KÜLTÜR BAKANIYLA GÖRÜŞMEK İSTİYORUM

Söz Abreu'da: "11 çocukla başladık. Özel sektörün bağışı ve küçük ama cömert bir devlet desteğiyle. Nasıl mı? Uzun saatler teori eğitimi gerekir ki bu sıkıcıdır, çocukları heyecanlandırmaz. Öncelikle müzik prensiplerini oyunla öğrenebilsinler istedik. Müzik eğitimini binlerce kişiye açmalıydık. Bunun için de mekân ve kaynak gerekiyordu. En çok gereken de sabırdı. Bir yıl içinde sayımız 11'den 100'e çıktı. Veliler çocuklarının eğlendiğini gördü. Bir şehre gidiyor ve gençlik orkestrası kurulacak diyorduk, yüzlerce aile başvuruyordu. İkinci adım, repertuvarları düzenlemek oldu. Çocuklar konser ve resitaller vermeye başladı. Bir yerden itibaren çocuk kendini sanatçı olarak görüyor zaten. Olay büyüdü, ülke çapında bir ağa dönüştü. Müzik artık elit kesimin değildi, topluma yayıldı. Devlet, bir müzik hareketinin anayasal bir hak olabileceğini kabul etti. Siyasi sınıfa bunu anlatmayı başardık. Biz bir komite oluşturmuş ve gelecek konusunda bir belge yayınlamıştık. Hedefimiz mümkün olmayan şeyleri gerçeğe dönüştürmekti. Şimdi de hemen bir iyi niyet anlaşması yapabilir ve bir mektup yayınlayabiliriz. Bu anlamda bir bakanın desteğine ihtiyacımız yok, toplum çok daha etkili."

Venezuela ve Türkiye'nin bir araya gelerek çok güzel bir işbirliği yapabileceğini söyleyen Abreu'ya söyleşiye katılan herkes hemen hak verdi ve dün akşam bu mektubun yazılması için çalışmalara başlandı. Bu arada devletin birazcık da olsa sorumluluk alması için de resmi girişimlerde bulunuldu ve Abreu, kültür bakanından bir görüşme talep etti.

İKSV'den Yaşam Boyu Başarı Ödülü

Venezuela Simon Bolivar Senfoni Orkestrası, dün ve önceki gün Haliç Kongre Merkezi'nde iki ayrı konser verdi. İlk konser öncesinde El Sistema'nın kurucusu José Antonio Abreu'ya İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edildi. Abreu, yaptığı kısa konuşmada başta Maria Teresa Castillo olmak üzere herkese teşekkür etti.

Hedef, bir milyon müzisyen çocuk

José Antonio Abreu'nun deyimiyle "yoksulluk ve suçla mücadele eden sosyal bir sistem" olan El Sistema, şu an klasik müzik adına gerçekleştirilen en önemli proje. 1975'ten bu yana, Venezuela'da farklı politik görüşlerden 10 farklı yönetimin desteğini alarak gelişen El Sistema, devlet ve bağışçıların destekleriyle yaşatılıyor. El Sistema, 280 müzik merkezinde 15 bin eğitmeni ile 350 bin gence ulaşan, bünyesinde 150'yi aşkın gençlik, 70 çocuk ve 30 senfoni orkestrası barındıran bir sosyal sistem. Önümüzdeki beş yıl içinde Venezuela'da 1 milyon çocuğa ulaşmayı hedefliyor.

JÜLİDE KARAHAN

ZAMAN KÜLTÜR / 10.08.11

Hiç yorum yok: